Korsanlık. Vatandaşın evini başına yıktılar.

Eşkiyalık kente indi.

Rant uğruna gözü dönmüşler vatandaşın evini başına yıktılar.

Görenler, Aslan Yılmaz ve eşi Şehriban Yılmazın başına gelenlere inanamıyorlar.

Fikirtepe’de vatandaşın rantına el koymak isteyen kişiler hiç bir sınır tanımıyorlar.

Hak hukuk, adalet, vicdan, ahlak,  aramayın…

Bir yerde rant oluşmuşsa doğal olarak oranın maliklerine veya hak sahiplerine aittir. Ama yok. Fikirtepe’de böyle değil. Vatandaşın mülkiyet hakkı ayaklar altında. Acaba haramiler bu cesareti nereden alıyorlar? Dağdan gelip bağdakini kovuyorlar. Yüzlerce kişinin başına gelen bu korkunç olay Aslan Yılmaz ve eşi Şehriban Yılmazın da başına geldi.

Fikirtepe’de 5 yıldır uygulanan, hain plan şu: Malını sana terk etmeyeni taciz et, baskı uygula, komşuları birbirine düşür, yıldır, hala direniyorsa, haklarından vazgeçmiyorsa tehdit et, basında reklam verme karşılığında algı operasyonu yap, ezdiğin masum vatandaşı rant düşkünü göster, çok şey istediği yalanını yay, iftiralar at, depremi kullan, aklın yetmiyorsa Bakanlık bürokratları tıkandığın yerde imdadına yetişirler, vatandaşın evine el koyup sana teslim ederler.”

Aslan Yılmaz ve eşi Şehriban Yılmaz’ı, önce etrafı yıkıp, yıkıntılar içinde bırakarak taciz ettiler. Yolu imha ettiler. Elektriği suyu kestiler. Ellerinden gelse baskının şiddetini artırabilmek için havanın oksijenini de kesecekler…O kadar gözleri dönmüş!

Rant terörü sınır tanımyor !

Tacizin her türlüsü… Yetmezse tehdit. O da etkili olmazsa malınıza el koyup müteahhide veriyorlar. Tepe tepe kullansın diye…

Mülkiyetin sahibine, hak sahibine de sürgün…Dar gelirli vatandaşın o evi hangi sıkıntılara katlanarak yaptığını düşünebilen bir tek kamu yöneticisi yok mu acaba? Üstelik bu kamu yöneticilerinin bir çoğu da aynı toplumsal kesimden geldiği halde bu kadar yabancılaşmaları nasıl açıklanabilir?

Baktılar vatandaş evini malını terk edip gitmiyor. Bu sefer düşman kalesine saldırıyormuş gibi eve saldırdılar. Vatandaş canını zor kurtardı.

Vatandaşın yaşadığı acılar, çektiği çileler kimsenin umurunda değil…

 

 

Bölgede imza toplayan kişiler Aslan Yılmaz ve eşi Şehriban Yılmaz’a da sözleşme imzalatmışlar. İnşaat yapmayı, kira ödemeyi taahhüt etmişler. Yıllarca beklettikten sonra topladıkları imzaları başka bir firmaya satmışlar. Onların gözünde bu dolandırıcılık değil ticaretmiş! Taahhüt edilen kiralar ödenmemiş. Bu da uyanıklık herhalde! Bunlara inanıp evini boşaltıp gidenler de kiralarını alamadıkları için mağdur olmuşlar. Ortada ne yeni ev inşaatı ne de taahhüt edilen kiralar var…

Aslan Yılmaz ve eşi Şehriban Yılmaz da bütün bu gördüklerinden sonra bunlara inanıp evlerini terk etmemişler. Sen misin bunca baskıya boyun eğmeyen…Sırada eşkiyalık var! İçinde yaşanan evi göz göre göre insanların başına yıktılar…

Vatandaş, evi başına yıkılırken can havli ile imdat umduğu, kendisini koruyacağını sandığı makamların da kimden yana olduğunu bir kez de kendi tecrübe etmiş.

 

 

Meskene saldırı boyutunu da aşan bu korsanlık basın organlarında geniş yer buldu. Olayla ilgili Sözcü gazetesinin haberi.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.